Abstract
Osmanlı modernleşmesinin bir parçası olarak eğitimde yaşanan değişiklikler ilk olarak askerî alanda yeni okulların açılması ile başlamıştır. Bu gelişmeyi, 1838’den itibaren sivil okulların açılması takip etmiştir. 1845 yılında Meclis-i Maârif, 1857 senesinde Maârif Nezareti teşkil edilmiştir. Osmanlı eğitim tarihinde bütün bir şekilde eğitimi tanzim eden düzenleme ise 1869 senesinde çıkarılan Maârif-i Umûmiye Nizamnâmesi’dir. Bu nizamnâme ile halen var olan ve yeni tesis edilecek olan mektepler için sistemli bir düzenleme sağlanmıştır. Bu düzenlemelerin başında, ilkokulun mecburi hâle getirilmesi gelmektedir. Eğitim, ilk, orta ve yüksek şeklinde günümüze yakın haliyle sınıflandırılmıştır. Bu düzenlemelerden en önemlisi hususi mektepler ile ilgili alınan kararlardır. Nizamnamenin 129 ve 130. maddeleri bu mektepler ile ilgilidir. Hususi mektepler, Müslümanlar tarafından açılanlar, gayrimüslimler tarafından açılanlar ve yabancılar tarafından açılan mektepler olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu mekteplerin ortaya çıkmasında resmî okulların yetersiz kalmaları ve devletin maddi sıkıntılar içinde bulunması da etkili olmuştur. Buna ilaveten çocukların dinî, millî ve ahlâkî değerleini muhafaza ederek okumalarının temin edilmesi de temel gayelerden olmalıdır. Bu noktada, rüşdiye okullarının zengin müfredatı dikkati çekmektedir. Nitekim, iyi bir rüşdiyede okumuş çocuklar donanımlı bir şekilde mezun olmuşlardır. Bu makalede, Üsküdar’ın müstesna bir semti olan Altunîzâde mahallesinde bir özel okul olarak 1865(?)’te açılan Altunîzâde Mektebi ele alınmıştır. İbtidâî ve rüşdiye olarak hizmet veren mektebin eğitim faaliyeti, ders kadrosu, öğrenci sayısı ve okulda verilen dersler genel hatları ile incelenmiştir. Dönemin önemli bürokratlarından İsmail Zühdü Paşa tarafından yaptırılan okulun, toplumsal hafızamızdaki yeri ve önemi ile birlikte çeşitli değişikliklerle günümüze kadar ulaşmış olmasının büyük önemi vardır. Dolayısıyla okulun sadece inşa edildiği dönem değil, günümüze kadar farklı isimlerle de olsa varlığını sürdürmesi süreci de değerlendirilmiştir. Altunîzâde Mektebi’ne dair müstakil bir çalışmanın olmaması sebebiyle bu makalenin yazılması, okulun tarihini ortaya çıkarmanın yanında eğitim tarihimiz için de önemli bir katkıdır. Ancak okulun tüm tarihinin bu makalede ele alındığı düşünülmemelidir. Bu araştırma, Altunîzâde Mektebi için kısa bir tarihçe olarak değerlendirilebilir. Makalede, birinci el tarih kaynaklarından Osmanlı Arşivi başta olmak üzere okula ait bazı defterler, Üsküdar tarihi ve Osmanlı eğitim tarihi üzerine yapılan araştırmalar kullanılmıştır. Bu araştırma neticesinde, Altunîzâde Mektebi’nde tarihi süreç içinde maddi zorluklar yaşandığı ancak okulun kapanma riskine rağmen eğitimin devam etmesine gayret edildiği ve günümüze kadar varlığını sürdürdüğü tespit edilmiştir.